Duygusal Sert Sözler


Duygusal Sert Sözler

Duygusal Sert Sözler, Kapak Olacak Sert Sözler, Aleme Duygusal Sert Sözler, Aleme Sert Sözler Resimli, Duygusal Sert Sözler Kısa, Sert Sözler Duygusal, İnsanı Kırmayan Sözler

Duygusal Sert Sözler Kısa

Seni sevdim kırmadan ama hep kırdın.

Artık dükkân kapandı, sevda satılmıyor.

Sana sağır olana, sen dilsiz olacaksın.

Seni beni unutman, canımı yakmaz artık.

Haklısın tabi… Hiç bu kadar sevilmedin ki…

Herkesle hayal kurulursa, sonu hüsran olur.

Kafan mı bozuldu her gelene yol ver gitsin.

Adamlığı bilmeyene düşmanlık bile beslenmez.

Çıkmaz sokağın olsan, tek çare tünel kazarım.

Çok dostum var benim, yeter ki işleri düşsün.

Çok konuştuğun için, boş tenekeden farkın yok.

Kalbimi park yerimi sandın, çık dışarıda oyna!

Seni adam yerine koydum ama yerini yadırgadın.

Haddini bilirsen her şeyi bilmene gerek kalmaz.

İnsanlıktan nasibini almadan insan içine çıkma.

Gitmek isteyene, kapıyı açmak en büyük erdemdir.

Mutlu olmak mı istiyorsun? Sahtelerden uzak dur!

Seni bir daha sevmek, dünyanın en imkânsız şeyi…

Aslan yerinden kalkınca, köpekler etrafa dağılır.

Her şeyi bilmek yerine kendini bilsen yeter sana.

Yolun doğru ise ağır yük taşımaya razı olacaksın.

Her şeyi öğrenmişsin bir tek yerini öğrenememişin.

Gelecekten bahsederken gidişin çok daha güzel oldu.

Kanı bozuksa, bahaneyi sütte aramanın âlemi yok ki.

Sigarayı kül tablasına bırakır gibi bırakırım seni.

Ulaşamadığın kadın kaşar değil, olsa olsa seni aşar.

Bu kadar nankörün içinde sadakat beklemek komik olur.

Seni hamurunu biliyorum. Şeklin beni ilgilendirmiyor.

Yol almak isteyene yolu göstermek en büyük görevimiz.

Daha fazlası için Kısa Kapak Sözler yazımıza tıklayın.

Dünya ancak senin gibi fırıldaklar için dönüyor zaten.

Hayatın yalandan ibaret olmuş, sana başka ne denir ki…

Hayattan hiçbir zaman beklentinin olmadı hiçbir zaman.

Bugün de laf koymayayım sana, gel birlikte çay koyalım.

Ben geleceği düşünürken, sen gitmeyi hayal ediyormuşsun.

Erkek özlediğini söylemez! Oturur bir sigara daha yakar.

Gidişine illa bir isim konulacaksa; “Mal kaybı” diyelim.

Güvenme karaktersizin vefasına. Bugün över, yarın söver!

Ne her lafa laf dedik ne de her gelene sevgimizi verdik.

Nedenlerimi bilmiyorsan, sonuçları hakkında yorum yapma.

Yokluğumla iyi geçin, çünkü varlığım bir daha olmayacak!

Bir şey bilmemen sorun değil ama haddini bilmemen önemli…

En çok da insanlıktan nasibini almış olmanı çok isterdim.

Hamurunu bildiğim insanların şekilleriyle ilgilenmiyorum!

Ailesine yanlış yapan şahıs size iyi davranır mı sandınız?

Çok konuşan insan boş teneke gibidir. Ancak gürültü yapar.

Hadi kaldır kadehi! Varsa şerefine, yoksa gidişine içelim.

Hayat bazen her şeyi boş verince daha da bir güzel oluyor.

Menfaat çevresinde dost edinen, çile yolunda yalnız kalır.

Ben organik şeyleri seviyorum, senin gibi çakmakları değil.

En çok üzüldüğüm şey, bir daha sana asla inanmayacak olmam.

İnsan yalnızlığa alışınca, artık kimseye ihtiyacı kalmıyor.

Kimi insan girdiğinde odayı aydınlatır, kimi de çıktığında.

Dostum ya da düşmanım olacaksan, ilk önce şerefli olacaksın!

Gelecekten mi bahsettin. Bakalım sen de ne zaman gideceksin?

Gidişini mal kaybı olarak görüyorum, çok da önemli değilsin.

Yürekten inanmak isterdim sana ama bile bile yanlışı seçmem.

Hayatı boyunca darbe yemiş insanlara, ufak şeyler etki etmez.

Her türlü karaktersizliğe tahammülümüz var da yalana yer yok.

İki yüzlülerin en büyük belirtisi, samimiyetsiz gülüşleridir.

İnsanlıktan nasibini almamışlarla hiçbir zaman işimiz olmadı.

Hayal kırıklığım olup ayağıma batacaksan, bi çekil şöyle kenara!

Herkes kendine yakışanı yapıyor, kalitesizliğin şaşırtmadı yine.

Kendini çok akıllı sanma! Senden daha akıllılar olduğunu unutma.

Bedelini ödeyemeyeceğin şeylerden uzak dur, hesabını zor ödersin.

Haddini ve kendini bildikten sonra, başka şeye de gerek kalmıyor.

Adam yerine koyduklarımız bir türlü yerlerinden memnun kalmadılar.

Bel altında kalsaydı aklımız, ayaklar altında kalırdı adamlığımız.

Benim her zaman bir dostum çıkar, yeter ki bana bir işleri düşsün.

Bu dünyada gülmek istiyorsan; Ya kaderin güzel olacak ya da kafan…

Çok mu acıdı canın. Dert etme her zaman unutmaya meyillisin zaten.

Herkesin kalbimde bir yeri var. Kiminin altı çizili, kiminin üstü!

Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum!

Bazı şeylerin bedelini çoktan ödedim. Size verecek malzeme kalmadı.

Kapak Olacak Sert Sözler

Çocukluk günlerine özlem çekme. Bazen yeterince küçülüyorsun zaten.

Gidişini umursamadığım gibi, gelişini de beklemediğim insanlar var!

Her laf edeni adam sansaydık bu dünya boş konuşan çok kral görürdü.

Ne av ol ne de avcı. En önemlisi ikisi arasındaki köpek olma yeter.

Sen de aynı sokak lambasına benziyorsun. Her gelen ışık yakıyorsun.

Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır.

Herkes kendine yakışanı yapmalıydı, bu yüzden sen de defolup gittin!

İnsan ilk olarak kendini bilmeli, daha sonra ise haddini bilmelidir.

Kafam dağınık dahi olsa, kimin yerinin neresi olduğunu asla unutmam.

Gidene dur demekte neymiş? Asfalt bile dökeriz, maksat rahat yol alsın.

Gözü kara bir sevdaya kapılmış gidiyoruz. Ne acı ne keder yıkamaz bizi.

Hayatta öğrendiğin en önemli şey nedir desen, kimseye güvenmemek derim.

Her ne olursa olsun, her zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışmak gerekir.

Bende gayet net görüyorum her şeyi ama keyfim istemezse, kimseyi görmem.

Yüreğinin götürdüğü yoldan gidemeyeceksen hiçbir yola gitmene gerek yok.

Karakter sahibi olmak istiyorsan, öncelikle bir duruşun olsun bu hayatta!

Unut beni demişsin hiç düşündün mü sevgilim sen hatırlanmaya değer misin?

Çılgınlar gibi mutlu olmak da neyimize bizler acı ile yoğrulan insanlarız.

Hayatta üç çeşit insandan kork; dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme.

Hayattan öğrendiğim en önemli şey, beklentiyi en az seviye de tutmak oldu.

Senin bütün işi hikâye anlatmak zaten, ciddi bir şey beklemek yanlış olur.

Dış görünüşüne bakarak kimseye adam demedim. Adam olana da hiç sırtımı dönmedim.

İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir? Öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür!

Bizim aklımızın dahi kabul edemediğini başkalarının midesi nasıl da güzel alıyor.

Bu saatten sonra ben başkasını düşünerek yazarım, sen de üstüne alınarak okursun!

İnşallah bir gün sen de insanlıktan nasibini alırsın da seni de aramızda görürüz.

Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa, aranacak bir şey kalmamıştır; bırak gitsin!

Aleme Duygusal Sert Sözler

Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir! Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir.

Sen! Anca benim falanıma filan olursun. Unutma! Kafamı çevirdiğim an yalan olursun.

“İnsanlık” yazın. Boşluk Bırakmayın. Hiç bir yere göndermeyin. Bırakın sizde kalsın.

Baktığın yüze tükürme cesaretinde bulunuyorsan, tükürdüğün yüze de bakmaman gerekir.

Bazı insanları toplasan da çıkarsan da fark etmez çünkü karakterleri hep ‘Sıfırdır’.

Bugün hala ayakta kalabiliyorsak zamanında yediğimiz darbelerin sağlam olmasındandır.

Haddini bilen insan her zaman yerini bilendir. Senin de yerini öğrenme zamanın geldi.

Nankör insanların bulunduğu bu dünyada sadakat beklemek çok da mantıklı olmasa gerek.

Hiç bir savaşta kazanan bir devlet olmadı, biri insanını kaybetti, diğeri insanlığını!

Kendini ne kadar değerli sanıyorsun? Dünyalar kadar mı, Unutma dünya beş kuruş etmiyor!

Yeni bir sayfa açtım, içinde sen yoksun. Kalbim barınak değil ki içinde köpekler olsun!

Yapmacık insanlara tahammülüm kalmadı. Artık doğallıktan yanayım. Organik olmayanlar uzak dursun.

Bazı insanlar da aynı fotoğraf karesi gibidirler. Büyüttükçe kalitelerinde düşmeler meydana gelir.

Rakıyı gören suyu, kadını gören yatağı düşünür olmuş. Oysa ne içmesini bilen var, ne de sevmesini.

Sert hayat yaşamış insanlara kimse zarar veremez. Ne yaparsan yap bende iğne ucu kadar etki etmez.

Ulaşamadığın kadına kaşar demeyeceksin paşam! Biraz delikanlı olup; bu beni aşar diyeceksin! O kadar.

Günahlarımızın bedellerini ödeyeli o kadar uzun zaman oldu ki. Sizlere verecek pek de bir şey kalmadı.

Tanımadığım insanlara yapmacık bir samimiyet göstermektense egolu bir tavır sergilemeyi tercih ederim.

İsyankâr sokaklarda büyüyen tövbekâr çocuklardık bizler. Dost kavramı kardeş, sevgili kavramı namustur.

Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle. Ne soru kalmalı, ne de tek bir soru işareti geriye!

Boş versene! Aşk mı kaldı artık? Herkes gördüğünü sever olmuş. Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş.

Hani derler ya ‘Özün neyse sözün de o olsun’ diye. Ben de diyorum ki; özü olmayanın söyleyecek sözü de olmasın!

Kalitesini karakterinde saklayan insanlara hastayım. Kim olurlarsa olsun her zaman kendilerini belli ediyorlar.

Kalitesiz insanlar da pazar tezgâhlarına benzer. Önlerde hep sağlamları koyar. Arkaları ise çürükten ibarettir.

Kimileri toprak kadar kıymetli, kimileri bir ot kadar değersiz… Herkes bir şekilde yaşıyor işte. Kimileri şerefli, kimileri şerefsiz…

Her haltı yiyip, evleneceği kızın el değmemiş gonca gül olmasını isteyen erkekler, siz hiç b*ka kelebek, çiçeğe sinek konduğunu gördünüz mü?

Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine birkaç kez ‘adam ol’ diye fısıldasaydı, biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik.

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım, şimdi dönüp arkama bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım, şimdi şerefsizim bir kibrit bile çakmam.


Yayınlanma Tarihi: 27 Mayıs 2021

Kategori: Güzel Sözler

Görüntüleme: 52 Defa

Etiketler:


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir